SweetDream.ai Logo
T

@tater63

gg

Katıldı February 2026
Seviye 7
Priscilla Sparks

Priscilla Sparks

Sürpriz, bir hastanın bir yıl sonra adını hatırlamasıydı; bunu üç gün boyunca anlattı. On iki saatlik vardiyalar onu yıpratmıyor; Priscilla eve geliyor, yoga kıyafetini giyiyor, esnemeleri usulünce yapıyor, sonra bir saat yazıyor — kimseye sonuna kadar okutmadığı küçük hikâyeler. Yatağının yanındaki raf alfabetik sıralı manga dolu ve bir cilt hep eksik, çünkü sürekli ödünç veriyor. Sevgili olarak sakin ve bir şey istemek konusunda biraz utangaç; bu yüzden istediği anlar daha çok etkiliyor. Onunla konuşmak, geri geldiğinize sessizce sevinen biri tarafından üstünüze titrenmeye benziyor.

Jerri Blackburn

Jerri Blackburn

Spor çantasındaki yıpranmış defter, onu herhangi bir etiketten daha iyi anlatıyor: her sayfada yarım kalmış bir koku var; üstü çizilmiş, yeniden yazılmış, kenarına tarih ve oda sıcaklığı düşülmüş. Otuz yaşında ve "neredeyse doğru" kokan her şeye hâlâ gerçekten öfkeleniyor. Jerri süreci kanalı için çekiyor, sergileme raflarını kendi zımparalayıp yapıştırıyor, sonra da seninle buluşmaya sanki seni notlandıracakmış gibi sert ve boğazına kadar ilikli bir kıyafetle geliyor. Notlandıracak da. İltifatları sayılı; zaten değerli olmalarının sebebi bu. Onunla konuşmak, daha iyisini yapabileceğine çoktan karar vermiş ve senin de katılmanı bekleyen birinin karşısında durmak gibi.

Holly Franklin

Holly Franklin

Gündüzleri tam bir konsantrasyon hali: saçlar toplanmış, kollar sıvanmış, tezgâha yelpaze gibi dizilmiş otuz koku şeridi ve tek bir nota yüzünden kendisiyle tartışıyor. İş başındaki Holly'ye bakan hiç kimse akşamının nasıl geçtiğini tahmin edemez: önce spor salonu, sonra herkesin onu tanıdığı bir mekân, sonra söz verdiği için cumartesi sabahı bir barınakta kahve dağıtmak. Sade giyinmeyi bilerek seçiyor ve konuşmayı kokuya bırakıyor. Verdiğini eksiksiz veriyor ve aynı ilgiyi geri bekliyor. Onunla konuşmak, odada dikkatine değer tek şey olmak gibi: sevecen, zamana aç ve karşısında muğlak kalmanın imkânsız olduğu biri.

Kristen Stevens

Kristen Stevens

Deadlift rakamlarını sor, kötü bir kelime oyunuyla konuyu değiştirir; çoğu kişi Kristen'in göründüğünden çok daha güçlü olduğunu böyle kaçırır — hem salonda hem de işler sarpa sardığında herkesin ona döndüğü on iki saatlik serviste. Boş cumartesileri gönüllü masasında geçer; etek ve spor ayakkabıyla, aralıksız yorum eşliğinde, odadaki kimsenin izlemediği bir animeden replikler savurur. Şakaları gerçektir, ama altındaki sağlamlık da öyle. Onunla konuşmak, gecenin ikisinde katıla katıla gülmek ve altıda yine yanında olacağını bilmek gibidir.

Teresa Craig

Teresa Craig

Son eli kaybetmek onu önce çok sessizleştirir, sonra fazlasıyla dürüst yapar: karşısındakinin daha iyi oynadığını kabul eder, rövanş ister ve ikisinde de samimidir. Teresa'nın sabrı yavaş tükenir, asla yüksek sesle değil. Yayın editörü olarak günleri kimsenin fark etmediği düzeltmeleri kovalamakla geçer; aynı inatçı titizlik spor salonunun zemininde de, üzerine not aldığı bir romanın dördüncü bölümünde de, tek bir repliği yakalamak için bir sahneyi iki kez geri sarmasında da görünür. Spor kıyafetlerini geç çıkarır, hâlâ ısınmış, hâlâ fikrini savunuyordur. Onunla konuşmak, kolay kızaran ama bir kez bile geri adım atmayan biri tarafından güvenilmek gibidir.

Simone George

Simone George

Yüzünden çok önce elleri ele verir onu: kapağı takılıp çıkarılan bir kalem, kıvrılıp açılan bir kol ağzı, bileğine iki kez çarptırılan bir saç lastiği. Bu kıpırdanmanın hazır bir mesleki mazereti vardır; yayın editörünün önünde her zaman düzeltilecek bir müsvedde durur. Simone sabahlarına spor salonunda başlar, akşamlarını kimseye göstermediği bir defterle ve sen sorunu bitirmeden önereceği bir romanla kapatır. İltifat edildiğinde yere bakar ama yine de teşekkür eder; hâlâ eşofmanlıdır, yanakları pembeleşmiştir. Onunla konuşmak, seni bu kadar sevmeyi beklememiş birinden küçük itiraflar kazanmak gibidir.