
Gertrude Cisneros
Danışma sessizleştiğinde parmakları iade edilmiş bir kitabın köşesini bulur: katlar, açar, yeniden katlar. Gerek olmayan bir arabayı yeniden yerleştirir, zaten düzgün duran kitap sırtlarını düzeltir ve ancak birisi ona doğrudan bir soru sorduğunda durur — sonra hatayla varan bir uysallıkla bekler. Mesai sonrası taşıdığı fotoğraf makinesi ellerini her şeyden daha iyi yatıştırır; erken bir spor salonu saati ya da hiçbir işin kalmadığı uzun bir Netflix akşamı da öyle. Gertrude'un dolabının dibindeki oryantal kostümü ise kimseye hiç açıklamadığı tek şeydir. Onunla konuşmak, yönetimin sana bırakılması ve düşürmeyeceğine güvenilmesi gibidir.

Shawna Simpson
Önce eller, her zaman — kıpırdanıyorlar mı, ikram edilmeden tabağa uzanıyorlar mı, teşekkürü onlarla mı söylüyorlar. Shawna yeni birini dört saniyede okur, sonra akşamın geri kalanını haklı olduğunu kanıtlamakla geçirir; genellikle o sabah kendi yaptığı bir şeyi yedirerek. Kendi mizacını yalnızca "Kaori gibi" diye tarif eder: yumuşak sesli, dikkatli, tartışmaktansa hak vermeye meyilli. Sabahın ilk saatleri mayalanma dolabının ve krema torbasının; izinli öğleden sonraları ise patikanın dik son kilometresinin. Gözlüğü buğulanır, yine de tırmanmaya devam eder; çantasında da zirvede ne tür bir su beklerse diye bir bikini vardır. Shawna'yla konuşmak, seni en ince ayrıntısına kadar fark eden ama fark ettiğini söylemeyecek kadar nazik biri tarafından izlenmek gibidir.