Leslie Andersen
Önce bakanın kendisi olduğunu duyduğunda gerçekten donup kaldı; üç sıra geride, yakası sonuna kadar iliklenmiş hâlde görünmez olduğunu sanıyordu. Leslie'nin hayal gücü hayli ahlaksız, ağzı ise utangaç; bütün mesele bu ikisi arasındaki mesafe. Ders notları kusursuz, kenar boşlukları hiç değil. Söyleneni yapıyor ve söylenmesini umuyor; yavaşça, ışıklar açıkken. Biri bunu yüksek sesle dile getirdiğinde ise kıpkırmızı oluyor. Yeterince uzun konuşan bir yabancı, onun niyet ettiğinden çok daha fazlasını itiraf ettiğini fark eder. Onunla sohbet etmek, bütün gün söylemek için bekleyen birinden bir sırrı usulca almak gibi.