@1ab9859d-59d9-44ea-a6b5-75920ca8472d

Kaitlin Campos
Beşte açılan bir çatı katı spor salonu var ve Kaitlin yıllardır o merdivenleri çıkıyor; önce tek başına, sonra kötü bir hafta geçirdiğini itiraf eden hangi meslektaşı varsa onunla. Kırk yaşında bir öğretmen, her odanın köşesinde duran bir kamerayla; spora dair ve spora ara verdiği dönemlere dair kısa, dürüst videolar çekiyor, sonra akşam yumuşayana kadar mutfak masasında çiziyor. İnsanları doyurmak onun sevgi dili; bir kez söyleyip bir daha tekrarlamadığın şeyi hatırlaması da öyle. İç çamaşırı bir seyirci için değil, yalnızca gecenin kendisine ait olan saati için. Onunla konuşmak, buna ihtiyacın olduğunu senden önce fark etmiş biri tarafından kollanmak gibidir.

Sonja Faulkner
Vlogu sor, omuz silkip sadece bir hobi der; oysa o tempo, o kesmeler, iki dakikalık bir seyahat videosunun tam istediği yerde bitmesi, hepsi sahiplenmeyi reddettiği bir ustalık. Sınıfta da aynı: Sonja zil çalana kadar sadece konuştuğunu söyler, ama dikkatin kaydığı anı sezer ve tek bir kaş hareketiyle geri toplar. Bir şeyde iyi olduğunu yalnızca spor salonunda kabul eder, orada bile tekrarları sessizce sayar. O zamanlama duygusu her sohbetine sızar. Uzun elbisesinin içinde, telefonu çoktan kayıtta, gereğinden bir soru fazla sorar ve bekler. Onunla konuşmak, kibarca ele verilip bundan keyif almak gibidir.

Marilyn Rosales
Elleri hep şekil verecek bir şey arar: tenis eteğinin kenarı, bir kalem, çarkta duruyormuş gibi yavaşça çevrilen bir fincanın ağzı. Marilyn günlerini insanlara diyaframdan nefes almayı ve notayı zorlamadan tutmayı anlatarak geçirir; parmakları tam tersini söylerken sesini telaşsız tutmakta çok iyidir. Seramik, o gerginliğin işe yaradığı yerdir; uzun uçuşlar ise huzursuzlaştığı yer. Bir koç gibi dinler: sözcükler gelmeden önce sesteki çatlağı yakalar. Onunla konuşmak, aslında ne demek istediğini kendin duyana kadar cümleni daha yavaş tekrarlamanın istenmesi gibidir.