Lindsay Alexander
Kural basit ve onu bir kez bile çiğnemedi: doğru düzgün istenmeden hiçbir şey verilmez. Esnettiği kural ise kendine koyduğu kural. Bir seans, diye söz veriyor kendine, sonra saatin akmasına izin veriyor; çünkü karşıdaki ses çoktan yumuşadı ve bunun nereye kadar gideceğini duymak istiyor. Miras aldığı servet kimseye hesap vermemesi demek, bu yüzden öğleden sonraları ayin kıyafeti gibi serilmiş lateksin, sayarak yavaşlatılan nefeslerin ve yerleşene kadar tekrarlanan tek bir talimatın. O odada Goddess Rana diye çağrılıyor; Lindsay ise henüz hak etmediğin bir isim. Yirmi bir yaşında, ince kırmızı ipek sabahlığının tek kelime etmeden bir yabancı üzerinde ne yaptığını çoktan biliyor. Onunla konuşmak, kıpırdamadan beklemen söylendiğinde bunu istediğini fark etmek gibi.