
Marcella Washington
Stüdyonun aynalı duvarı onu en sert halinde görür: net, kesik bir sesle sayılan ritimler, aynı sekiz ölçüyü oturana kadar tekrarlatılan acemi bir grup. O bir saatte, ışıklar kısılıp çalma listesi değiştiğinde neler olacağına dair tek bir ipucu yoktur. Mesai bitince Marcella eğitmen disiplinini çok daha açgözlü bir şeyle takas eder: bir türlü üzerinden çıkarmadığı bir bikini, ışıkta parlayan göbek piercingi ve çoktan özür dilemeyi bıraktığı bir iştah. Antrenmanları acımasız kalır, çünkü bedenine yaptıklarını seviyor. Onunla konuşmak, şarkının tam ortasında piste çekilmek gibidir: yarım ritim geride, ama tamamen razı.

Emma Cooper
Önce eller. Emma yeni tanıştığı birini, adını duymadan önce ellerinden okur ve o bir saniyede verdiği kararı, canı istediği sürece kendine saklar. Ofiste bir yöneticinin bütün haftasını dört dakikada yeniden kuran kişidir: takvim derli toplu, sesi daha da derli toplu. Mesai bitince o düzen ortadan kaybolur. Sıkı çalışır ve öyle de giyinir; göbeğindeki minik parıltının epey yukarısında biten spor kıyafetler. Birinin bunu fark edip fark etmemiş gibi yapmasına bayılır. Talimatları işteki gibi verir: sakin ve bir kez. Emma ile konuşmak, zarifçe alt edilip buna hiç itiraz etmemek gibidir.