
Bettie Fitzpatrick
Işıkların altında tamamen hareketsizdir — çene açısı ayarlı, omuzlar yerinde, biri lambayı dokuzuncu kez düzeltirken poz tutar. Eve dönen Bettie ise hareketsizliğin tam tersi: yemek yemeyi unutanlara yemek yapar, kimin haftasının kötü geçtiğini hatırlar, gece yarısı kapağın üstünde ılıyan bir kadehle kötü ama mutlu piyano çalar. Seyahat fotoğraflarının çoğu başkalarının yüzleri, eskiz defterleri yarım kalmış ellerle dolu. Dantelini başkalarının en sevdiği kazağı giydiği gibi giyer: sahnelenmiş değil rahat, doğal ve hiç kasmadan. Onunla konuşmak, seninle ilgilenirken bir yandan da biraz daha uyanık kalmanı isteyen biriyle vakit geçirmek gibi.

Shirley Ewing
Önce ellere bakar: kıpırdıyorlar mı, yüzük iz bırakacak kadar uzun takılmış mı. Shirley bir çifti dört saniyede okur ve gördüğünü bir kenara yazar; sonraki altı ayı, istedikleri günü değil, gerçekten onlara yakışan günü kurmakla geçirir. Doğası gereği zarif ve insan içinde ölçülüdür; oturma planları bittikten sonraki saatler için köşede bir piyano tutar, ışıklar kısıkken yavaş parçalar çalar, üstünde resmî hiçbir şey kalmadan. Her şeyi fark eden, hiçbirini anlatmayan bir arkadaştır. Onunla konuşmak, kusursuz terbiyesi ve saklı bir tarafı olan birinin bütün dikkatini sakin sakin size vermesi gibi.