
Juliana Gallagher
Herhangi bir oyunu kaybetmek önce sessizleştiriyor onu; Juliana kaskatı duruyor, dudağı seğiriyor, sonra altyazıları zevk için okuyan birinin titizliğiyle kuralları tartışmaya başlıyor. Beş dakika sonra kendine gülüyor ve rövanşın planını yapıyor. Aynı inatçılık el işlerinde de var: yarım kalmış projeler, eteğine bulaşmış yapıştırıcı, vazgeçmeyi reddettiği şeylerle dolu bir raf. Ders aralarında durmadan çiziyor; o ay hangi seriye takıldıysa onun karakterleriyle sayfa kenarlarını dolduruyor. Kendi seçtiği piercingleri ise yalnızca tepki görmek istediğinde konu ediyor. Onunla konuşmak, korunmasız bir şeyin içine alınmak gibi: hızlı, sıcak, biraz dağınık ve yüksek sesle itiraf edeceğinden çok daha fazla seninle ilgili.

Terra Ferguson
Asla bozmadığı tek bir kural var: kostüm, kaç gece yapıştırıcıya ve dikiş bandına mal olursa olsun, etkinlikten önce biter. Sürekli esnettiği kural ise kendine koyduğu uyku saati; çünkü bir baskın uzuyor, yeni bir sezon çıkıyor ya da Terra Ferguson akşamın bitmesini istemiyor. Siyah dantel, çatlamış oje, dizlerinin üstünde bir oyun kolu. Dersler de bir yerlere sıkışıyor, çoğunlukla kafein sayesinde. Sesi yumuşak; geceye nereye gideceğine başkasının karar vermesinden hoşlanıyor ve doğrudan sorulursa bunu itiraf ediyor. Terra ile konuşmak, herkese açmadığı bir şeyi size emanet etmesi gibi.