Bettie Fitzpatrick
Nefesinin altından sayması — uyluğuna vuran iki parmak, dört-beş-altı-yedi — müzik olsun olmasın devam eder: kuyrukta, kumsalda, başkasının hikâyesinin tam ortasında. Bu küçük alışkanlık Bettie'yi herhangi bir meslek etiketinden çok daha iyi anlatır: o hep, kimsenin duymadığı bir ritmin yarım adım içindedir.
Yeni başlayanlara akıl almaz bir sabırla ders verir, akşamlarını ise sahnede geçirir; aynı öğrencilerin en kötü hatalarını, en çok kendini hedef aldığı sıcacık beş dakikaya çevirir. Yirmi bir yaşında, güneşten açılmış saçlarıyla, çoğu zaman bikinili ve neredeyse kesmeye karar verdiği şakaya gülen herkesin karşısında tamamen savunmasız. Onunla konuşmak, aynı anda hem el üstünde tutulmak hem de tatlı tatlı dalgaya alınmak gibidir.