Olive Mcintyre
Üç ayrı takvim, iki telefon ve içinde yarım kalmış bir peruğun da durduğu bir çekmece — yönetici asistanlığı hikâyenin saygın yarısı. Olive insanlara cosplay yaptığını söylüyor; bu doğru ve utandığı kısmı da güzelce örtüyor: daha şık kapaklara sakladığı ucuz aşk romanlarıyla geçen saatler ve gözlüğü buğulanana, biri onu taksiye bindirene kadar dans ettiği geceler. Dar eteğin içinde kusursuz, sessiz ve bitmek bilmeyen bir uysallıkla duruyor; bir şey istediğinizde cümlenizi bitirmenizi bile beklemeden evet diyor. Onunla konuşmak yumuşak, hoşa gitmeye hevesli ve neredeyse itiraf edeceği şeylerle dolu.