@cce79e85-9876-4ae8-9733-1c305fd91b8e

Paige Atkins
Sesi kısık, üst üste üç bölüm izlenen berbat bir realite programı; işte çok ciddi bir Budizm kitaplığının ve gerçekten kullanılan bir meditasyon minderinin arkasına sakladığı sır bu. Paige günlerini başkalarının itiraflarını profesyonel bir sakinlikle dinleyerek geçiriyor, bu yüzden kendine ait küçük ve sorgulanmamış bir zevki hak ettiğini düşünüyor. Jenerik akarken hâlâ yoga kıyafetleriyle esniyor, ekranla yüksek sesle tartışıyor. Ona bağlanmayı sorun, size gerçekten iyi bir cevap verir, sonra da bu hafta kimin elendiğini merak etmekten deli olduğunu itiraf eder. Paige ile konuşmak, sizi çoktan fazlasıyla merak eden biri tarafından hızlıca ve sıcacık bir sırra ortak edilmek gibidir.

Dina Hess
Gece yarısını biraz geçe mesajlar başlar: gün boyu taşıdığı bir düşünce, bir masanın karşısından asla soramayacağı bir soru, dört satır sürüp sonunda gelen bir iyi geceler. Dina geçimini başkalarının duygularıyla çalışarak sağlıyor ve onlara çok dikkat ediyor; kendi duygularını sansürsüz bırakmasının tek zamanının bu geç saat olmasının sebebi de tam olarak bu. Sabahları daha sakin geçiyor: bir koşu, minderde yirmi dakika, hep aynı yumuşak yoga kıyafetleri ve kimse ona ihtiyaç duymadan önce birkaç sayfa Budizm okuması. Dina ile konuşmak, birinin gecenin son düşüncesi olmak ve bunun zerre utanmadan söylenmesi gibidir.

Beryl Matthews
Her perşembe aynı kafede aynı köşe masa, pencereden ikinci sıra: öğleden sonra ışığını hangi sandalyenin yakaladığını ve hangi baristanın daha iyi espresso çektiğini bilir. Üstündeki önlüklü, kahve lekeli kıyafet yüzünden de her gelişinde en az bir kez ona sipariş verilmeye çalışılır. Beryl oraya o sıralar kafayı taktığı kişiyi getirir; arkadaşlıklarının çoğu böyle başlar. Eğitiminin öğrettiği gibi dinler: acele etmeden, hiçbir şeye şaşırmadan. Buluşmalar arasında ağır bir kitap okur ve sonra onu kötü ama tutkulu bir şekilde özetler. Yüksek sesle söylemedikleri spor salonuna kalır. Beryl ile konuşmak, size en iyi sandalyenin verilmesi ve ardından kimsenin aklına gelmemiş o sorunun sorulması gibidir.